









 |
5-6 Şubat’ta Felsefe-Sanat- Bilim derneğinin
düzenlemiş olduğu “ Assos’ta Felsefe”
etkinliklerine katıldık. Bu arada felsefe
öğretmenleri olarak felsefi söyleşileri akademik
dilden dinlemeyi ne kadar özlediğimizi
farkettik. Assos’un soğuk havasının yanı sıra
bol bol felsefeyi de içimize çektik. Açıkçası
felsefeyle kendimizi tazeledik. Aristoteles’in
bir zamanlar felsefe dersleri verdiği yerde
felsefecilerin tartıştığı konuların genel
ağırlık noktası “ Varoluşçuluk, Varoluş
Felsefesiydi.”
5
Şubat Cuma günü söz alan felsefeciler: Oruç
Aruoba, Örsan K. Öymen, Nebil Reyhani, Kaan H.
Ökten’di. Bu akademisyenler Nietzsche,
Jaspers, Heidegger gibi filozofların varoluş
felsefeleri üzerinde durdular. Oruç Aruoba’nın
giriş niteliğindeki ve varoluş felsefesinin
Avrupa gençliğini etkilemesini içeren
konuşmasından sonra bizce en çok ilgi çeken
konuşmacılar Nietzsche’yi konu edinen Örsan K.
Öymen ve Heidegger’i konu edinen Kaan H.
Ökten’di. Tabi burada Nietzsche’nin
popülerliğinin ve Heidegger’in son yıllarda batı
dünyasında çok tartışılan bir filozof olmasının
etkisi büyüktü.
Örsan Öymen konuşmasında Nietzsche’ye ilişkin şu
noktalar üzerinde durdu: Nietzsche’nin ilk çağ
filozoflarından Pyrrhon ve Protagoras’ın
perspektivizminden etkilendiği; Nietzsche’nin
nihilizminin tartışılacağını ,tek tanrıcılığın
ve Platon felsefesinin daha nihilist olduğu
çünkü asıl bu felsefelerin yaşamı kabul etmek
yerine sürekli olarak değillemek gayretinde
olduğu;Nietzsche’nin felsefesinin Heidegger ve
Sartre felsefesine zemin hazırladığı; Nietzsche
‘nin antirasyonalist olduğunu fakat
irrasyonalist olmadığı.
Kaan Ökten’in Heidegger’i konu olarak aldığı
konuşmasını salon büyük bir keyifle dinledi.
Dinleyicilerin aldığı keyif tabiî ki
Heidegger’in ağır ve karmaşık bir dille dolu
olan felsefesi değildi. Kaan Ökten’in iyi bir
konuşmacı olması Heidegger, varlık ve ölüm
konularını bile büyük bir dikkat ve keyifle
dinlememizi sağladı.
6
Şubat Cumartesi günü tartışılan konu yine
varoluşçuluk felsefesi ışığı altında Gabriel
Marcel, Sartre ve Heidegger oldu.
Konuşmacılardan Sabri Büyükdüvenci bizim yeni
tanıştığımız bir filozof olan Marcel’in
felsefesi üzerine yaptığı konuşmada şunlardan
bahsetti: Marcel’e göre insan, bilimin aktif
girdabında boğuluyor. İnsana ilişkin temel
problemlere bilimsel bir tarzda yaklaşmak en
büyük sorundur. Ona göre, değerden yoksun,
doğallık duygusu ortadan kalkmış, yaratıcılığın
olmadığı bir dünyada yaşıyoruz.İçinde
yaşadığımız bu dünya bize özgürlük veriyor fakat
bu özgürlüğü kullanma hakkı vermiyor. Bu durumda
felsefe ne yapacak? Marcel’in ki bir umut
felsefesi, felsefesini teist bir yaklaşıma
oturtuyor. Benim benliğim başka benlerin
varlığıyla anlam kazanıyor. Kendimizle senin
diyalog kurmasının 2 yolu vardır. Birincisi
Tinsel hazır bulunuş ( Dispolibite): Benim
benliğimin başka benlerle anlam kazandığı durum.
Buna hazır olma yani ben ve sen biriz. Bu duruma
en iyi örnekler aşk ( aşık olan ben ve sen
olmaz, biz olur.) sadakat ve anne- çocuk
ilişkisidir. Umut hazır oluşun yayılımıdır.
İkincisi tinsel hazır bulunmama durumu(
İndispolibite) Hazır olmama durumu umutsuzluk
doğurur. Gurur en büyük hazır olmama duygusudur.
Gurur kişinin kendi kendine yeterli olduğu
düşüncesinden doğar.
Günün 2. Konuşmacısı Turhan Ilgaz’dı.
Türkiye’de çevirisi ilk defa yapılan Sartre’ın “
Varlık ve Hiçlik” kitabının çevirmeninden
Sartre’ı dinledik.
Günün ve etkinliğin son konuşmacısı uzun yıllar
felsefeye birçok eser bırakmış çok değerli
Afşar Timuçin’di. Konuşma konusu her ne kadar
Sartre’ın felsefesine eleştirileri içeren
“Varoluş özden önce mi gelir?” ise de Afşar hoca
felsefe ve hayat üzerine bir çok şey konuştu.
Yetkin ve tecrübeli bir ağızdan felsefe dinlemek
ayrı bir keyif. Konuşmasının başında ilkçağdan
bu yana felsefe tarihinden kısaca bahsetti.
Sonra Sartre’ın felsefesine eleştirilerle
konuşmasına devam etti. Temel eleştiri noktaları
ise Sartre’ın özgürlük kavramı ( Özgürlüğe
mahkum olmak insanı Özgürleştirmez), bilinci
sadece hiçleştirerek değil aynı zamanda
olumlamaya da ihtiyacı olduğu üzerineydi. Ayrıca
bu konuşmasının Bilim ve Gelecek dergisinin
nisan sayısında çıkabileceğini söyledi.
İlgilenenlere…
Emine SÜTÇÜOĞLU / Sevilay
MECİT
|
PROGRAM
5-6 Şubat 2010
Varlık Felsefesi / Varoluş
Felsefesi / Varoluşçuluk
...Soren Kierkegaard, Friedrich
Nietzsche, Karl Jaspers, Martin
Heidegger, Gabriel Marcel,
Jean-Paul Sartre...
5 Şubat Cuma
13:30 Oruç Aruoba: "Kim Var
Orda..."
15:00 Örsan K. Öymen:
"Nietzsche'de Varlık ve Oluş"
16:30 Nebil Reyhani: "Varlık
Felsefesi, Varoluş Felsefesi ve
Karl Jaspers'in 'Negatif
Antropoloji'si"
18:00 Kaan H. Ökten: "Heidegger,
Varlık ve Ölüm"
19:00 Yıldızsaray Restaurant'ta
Yemek
6 Şubat Cumartesi
11:30 Sabri Büyükdüvenci:
"Gabriel Marcel: Öznellik,
Teknoloji ve Varlığın Gizemi"
13:00 Turhan Ilgaz: "Sartre'da
Yapmak ve Olmak"
15:00 Elif Çırakman: "İmgelemin
Işığında Varoluş"
16:30 Özge Ejder Johnson:
"Heidegger ve Sartre'da
Fenomenolojinin Zemini Olarak
Ontoloji"
18:00 Afşar Timuçin: "Varoluş
Özden Önce mi Gelir?"
20:00 Nazlıhan Restaurant'ta
Yemek
23:00 Uzun Ev'de Assos'ta
Felsefe 10. Yıl Partisi |
|
|