ÖSS Uygulamaları İle Engellenen Eğitim Hakkımız Ve Çözüm Önerilerimiz

  Bölüm 1 Hamza Şener ,   Bölüm 2 Aylin Daş Bölüm 3 Emre Büyükgümüş

 

Bölüm 1  : İnsan Hakları Açısından Durum

Bu gün belki de en çok konuştuğumuz şey ama ben yinelemek istiyorum. Devletin insan hakları konusunda tavrı bu hakları tanımak değil; onun bir adım ötesi olan, insanımızın bu hakları kullanabilmesinin önünü açmak olmalıdır. Benim ve arkadaşlarımın sözünü edeceğimiz; temel haklarımızdan biri olan eğitim hakkı konusunda da devletten beklediğimiz bu çağdaş tutumdur.

  Yani devlet tüm genç insanlar için vazgeçilemez ve devredilemez olan eğitim hakkı konusunda; fırsat eşitliğini sağlamakla ödevlidir. Bu ödevden kaçınamaz. İnsan hakları konusunda uluslar arası taahhütleri açısından da ; temel ulusal ethik açısından da tıpkı yaşama ve diğer haklar da olduğu gibi; eğitim konusunda da insanının önünü açık tutma zorunluluğu vardır.

  Bu açıdan baktığımızda ; ders programları, zorunlu eğitimin süresi, bu aşamada okutulan kitaplardan ve ders malzemesinden katma değer vergisi alınması, özel eğitim kurumları, liselerde yanlış ve çarpık branşlaşma, ÖSS sınavının bizatihi kendisi, orta eğitim sınıf geçme, disiplin gibi yönetmelikleri, öğretmen yetiştiren okulların durumu, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunları, bina ve benzeri pek çok konuda; eğitim üzerine çok şey söylenebilir.

  Ama biz bu gün burada; meslek liselerini yakından ilgilendiren çok sıcak bir konuyu dikkatinize sunmak istiyoruz.

  Amacı çeşitli işkollarının gereksinim duyduğu ara elemanları yetiştirmek olan meslek liseleri; -burada öğrenim gören gençlerimizin insani her türlü açılım isteğini göz ardı eden - bir kast sistemine dönüştürülmek istenmektedir.

Çok değişik nedenlerle meslek liselerine gelen öğrencilerin önü aşılmaz duvarlarla kapatılıp; ya bulunduğu konumu muhafaza etme; yada sokakta işsiz kalma dayatması ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Hatta bu duvarlar yalnızca genel amaçlı okullarla değil mesleki okullar arasında da örülmekte; aynı okulların farklı branşları içinde geçiş olanak dışı bırakılmak istenmektedir. Hem de yargı kararlarına rağmen.

  Bu mantık liseyi bitiren arkadaşlarımız için daha acımasız formüllere dönüşerek; kendi branşımızda mühendislik hakkımızın engellenmesine kadar varmaktadır.

  Şimdi Aylin arkadaşım ÖSYM de meslek lisesi dramını size örneklerle anlatacak. Hepinize saygılar sunar; tüm arkadaşlarıma eğitim yaşantılarında başarılar dilerim.

Bölüm 2 : Somut Örneklerle Engellenen Haklarımız

Üniversite Seçme Sınavı için pek çok şey söylemek mümkün. Tıpkı deve boynun eğri, nerem doğru ki örneğinde olduğu gibi. 11 yıllık emeği, birikimi, göz nurunu 3 saatlik bir sınavla değerlendirmek ne kadar doğru olabilir ki?

  Biz meslek lisesi mahkumları ÖSS konusunda genel amaçlı liselerde öğrenim gören arkadaşlarımızın tüm sorunlarını yaşıyoruz. Bütün bunların üstüne doğrudan ve yalnızca bizimle ilgili sorunlarımız da var.

  Eğitim sistemimiz tıpkı diğer arkadaşlarımız gibi bizi de üniversite kapısına kadar sürükleyip getiriyor. Ve orada al sana dünyanın en gelişmiş sınavı hadi sıva kolları diyor. 1,5 milyon gençten ilk üç yüz bine gir ya da bir yıl sonraya daha iyi hazırlan gel diyor.

 

Bunları tüm gençlerimiz yaşıyor. Sorun ortak. Dershane sömürüsü de ortak. Ana babalarımız eğitim her yıl trilyonlar yatırıyorlar. Ama sanki su üstüne yazı yazılıyor. Dershanelere akıtılan kaynak, ne yatırıma ne de eğitime dönüşmüyor. Üç beş öğretmenimizin ücretini saymazsak, ana babalarımızın dershanelere akıttığı trilyonlar, dershane sahiplerinin yazlığına, otomobiline veya kumarhane parasına dönüşüyor. Eğitim adına taş üstüne taş konmuyor bu paralarla. Eğitimin çağdaşlaşması içinde harcanmıyor bu kaynak.

  Bu ve buna benzer ortak sorunlarımızdan öte bir büyük haksızlığı da yaşıyoruz biz; üç yıldır.....

  Orta Öğretim başarı puanı ile sorunu çözemeyen YÖK; üç yıldır Ağırlıklı Orta öğretim başarı puanı ile nihai puanlarımızı yani Üniversitelere girişimizi belirliyor. Lise son sınıflarda okul değiştirip avantajlı olmaya çalışan birkaç açıkgöz öğrencinin önünü kesmek için çıkartılan AOBP, iki yıldır meslek lisesi mezunlarının kabusuna dönüştü. Branşında öğrenciye avantaj sağlıyor görünen AOBP uygulaması; meslek lisesi mezunlarını, kendi branşlarındaki mühendisliklerde branş dışında tutmaktadır. Örneğin meslek lisesi bilgisayar mezunu bir öğrencinin bilgisayar mühendisliği konusundaki konumu genel amaçlı liselerin sosyal mezunları ile aynı tutmaktadır.

  Şöyle ki: uç bir örnekle duruma bir bakalım. Bir öğrenci Atatürk Meslek Lisesinden bir öğrenci de Atatürk Lisesinden iki öğrenci ele alalım. Her öğrencimiz de okullarında birinci olarak 80 AOBP alsınlar ve daha da önemlisi ; her ikisi de ÖSS de tüm soruları doğru olarak yanıtlasınlar. Bu durumda iki öğrencimizin de sayısal puanları 193 civarında olacaktır. Atatürk Liseli öğrencimiz 193+40 = 233 puanla  bilgisayar mühendisliğini zorlanmadan kazanırken; Atatürk Meslek Liseli öğrencimiz bilgisayar mezunu olduğu halde 193+16 = 209 puanla ODTÜ, BOĞAZİÇİ, ........... bilgisayar mühendisliğini kazanamayacaktır. Onun kazanamadığı bu okulları yine tüm soruları doğru yanıtlayan Atatürk liseli ama okul birincisi olmayan birçok arkadaşımız kazanabileceklerdir. Yine genel lise mezunu okul birincisi başka arkadaşlarımız da ..... sayıda daha az sayısal soru yanıtladıkları halde meslek liseli arkadaşımızın önünde mühendislik fakültelerini kazanmış olabileceklerdir.

Bu örneği sonsuz sayıda çoğaltmak mümkündür. Ama sözü uzatmanın fazlaca bir anlamı yok. Açıkça görülmektedir ki; son uygulama eğitimde fırsat eşitliği ilkesini  esastan zedelemiştir.  Bu durumda neler yapıldı ve neler yapılmalı onu da sizlere EMRE arkadaşım anlatacak. Saygılar sunarım.

Bölüm 3 : Çözüm Önerilerimiz

Merhaba !

  Sorunlarımızı dinlediniz. Çözümlerimizi de dinlemenizi ve katılmanızı bekliyoruz. Meslek Lisesi öğrencilerinin eğitimde fırsat eşitliği talepleri meşru zeminlerde , bilinçli bir kararlılıkla sürmektedir.

  Meslek lisesi hazırlık sınıflarında çeşitli nedenlerle eğitimini sürdürmeyen öğrencilerin genel amaçlı liselere geçişini engelleyen yönetmeliğe karşı bölge idare mahkemesinde açılan dava kazanılmıştır. Bu hukuk platformunda süren mücadelemizin ilk somut başarısıdır. AÖBP konusunda ise henüz bunun gibi somut bir başarımız yoktur. Ancak mücadelemiz devam etmektedir.

  Meslek Lisesi Öğrenci velileri çocuklarının sorunlarına sahip çıkarak değişik zeminlerde sesimiz olmaya, hak aramaya devam etmektedirler. İmza kampanyaları, mail faks ve benzeri yöntemlerle devletin ilgili birimlerine sesimizi duyurma çalışmaları sürmektedir.

  Çağdaş ve demokratik eğitimin vazgeçilmez unsurlarından olan öğrenci temsilciliklerinin okul bazında faaliyete geçişi son iki yılda daha da yaygınlaşmıştır. Bu konuda öğretmenlerimizi yanımızda görmek bizi oldukça sevindirmekte ve gücümüzü arttırmaktadır. Dağınık, bölük pörçük bireysel sızlanma yakınma ve şikayetlerin yerini, bilimsel düzenli kararlı ve bilinçli çabalar almaktadır artık.

  Her ne kadar sorun öğretmenlerimizi, hatta anne babalarımızı bile ilgilendiriyor görünse de sorun aslında doğrudan bizim sorunumuzdur. Bu nedenle de içinde bizim olmadığımız bir çözüm hem olanaksızdır hem de yarım kalmaya yanlış olmaya mahkumdur. Bizler ATATÜRK ANADOLU TEKNİK ve TEKNİK ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİ TEMSİLCİLİĞİ OLARAK;

 1.     İvedilikle hemen bu yıl uygulanmak üzere ; kendi branşımızda mühendislik fakültelerinde bize uygulanan AÖBP yüzdesinin 20 den 50’ye çıkmasını

  2.     Branşlarla ilgili çalışmanın yeniden yapılıp; tercih yelpazemizin bilimsel gerçeklikler doğrultusunda genişletilmesini

  3.     İki yıllık okullara doğrudan geçiş olanağının sağlanmasını

  4.     ÖSS sınavı tüm olarak kalkıncaya kadar, şimdiki tek sınav uygulamasına devam edilmesini; ancak aşamalı olarak bunun da artık tarihin tozlu raflarına kaldırılmasını; rehber öğretmenlik sistemi ile sınavsız üniversitenin gelmesini istiyoruz.

  Bu taleplerimiz gerçekleşe bilmesi için yola çıktık. Bu uzun ve zorlu bir yol. Ama zoru başaracak bilinç güven güç sabır ve azmimiz var. İşte bu çalışmaların bir değerlendirmesini yapmak üzere tüm arkadaşları 20 MAYIS 2001 MESLEK LİSELERİ ŞENLİĞİ’nde buluşmak üzere okulumuza bekliyoruz.

Hoşça kalın.