14.TÜRKİYE FELSEFE OLİMPİYATI
(7 Mart 2010)
“Eğer birisi
çoğunluğun anlaştığı şeye katılmamız gerektiğini söylerse,
bunun yararsız olduğunu söylemeliyiz. Çünkü öncelikle ‘doğru
olan’, şüphesiz ki nadir olandır ve bu nedenle bir kişinin
çoğunluktan akıllı olması mümkündür.”
Sextus
Empiricus, Pironizmin Ana Hatları, Kitap II,
çev. Örsan K.
Öymen, Yeditepe’de Felsefe, sayı 2, İstanbul 2003, s. 10
“ Yazar bütün
antenlerini açmış olarak bu çağda dünyanın yüzünü,
insanoğlu’nun yüzünü saptamaya çalışır. İnsanoğlu nasıl
duyumsamakta, neyi düşünmekte, nasıl davranmaktadır?
Tutkuları, kısırlıkları, umutları nelerdir?”
İngeborg
Bavhmann, Bu Tufandan Sonra,
Hazırlayan ve
çeviren Ahmet cemal, Metis Yayınları, 1990, s. 46
“Şiir, insan
olmanın/ varolmanın en yüksek açılımıdır, insanın insana
açılmasıdır.”
Sevgi İyi,
“Dünya Sorunları Karşısında Şiir”,
Hürriyet
Gösteri, sayı 263, Ekim 2004, s. 42-43
13. TÜRKİYE FELSEFE
OLİMPİYATI
“Eğer
Yasalara saygı zorba olmayan bir yönetimin özü,
yasalara saygısızlık ise zorbalığın özü ise, terör
totaliter baskının özüdür.”
Hannah ARENDT, Ideology and Terror,
“Özellikle teknolojinin egemen konuma geçtiği bir
uygarlık çemberinde bilim, sanat ve hakikat
arasındaki bağ kökten etkilendiği, daha doğrusu
koptuğu için, artık bilim ve sanatın ortak zemini de
kalmamıştır.”
Hasan
Ünal Nalbantoğlu
“Eğitimle kişilerde aydınlanmanın temelini atmak
kolaydır; ne var ki genç insanları böyle düşünmeye
erkenden alıştırmak gerekir. Buna karşın tüm bir
dönemi aydınlatmak uzun bir zaman gerektirir; çünkü
böyle bir eğitime engel olan ya da onu zorlaştıran
bir sürü dış engel vardır.”
Immanuel KANT, Was heißt : sich im Denken
orientiren? 1786
12. TÜRKİYE FELSEFE
OLİMPİYATI (9 MART 2008)
“Adalet
devletin orta direğidir; çünkü siyasal topluluğun temeli haktır
ve hak neyin adaletli olduğuna karar vermenin ayracıdır. »
Aristoteles, Politika, çev : Mete Tunçay, Remzi Kitabevi,
İstanbul 2002, s.10
“Geleneklerin örtüsünün açılması ve gelenekle aktarılanın açığa
çıkarılışı, bu çağın insanı için özel bir görevdir.”
M. Heidegger, Varlık ve Zaman, çev, Aziz Yardımlı, İdea Yay.
Istanbul 1997, s.27
“Söylenmemiş olanı söylemek için, dilde önceden söylenmiş olanı
işitmek gerek.”
Taylan Altuğ, Dile Gelen Felsefe, YKY, İstanbul 2001, s.21
11. TÜRKİYE FELSEFE OLİMPİYATI
(11 MART 2007)
“Modern teknoloji uygulamalı doğa bilimi değildir; tersine, Yeniçağ
doğa bilimi, teknolojinin özünün uygulanmasıdır.”
M. Heidegger, Oruç Aruoba’nın “Heidegger. Adam, Dönüş” başlıklı
yazısından, Defter, Metis yay., Yaz 2001, Sayı 44, s.234
“Bir çağın insanları, başka bir çağın insanları olmadıklarından,
Diyojen’in adam bulamamasının nedeninin, artık var olmayan bir
zamanın insanını kendi çağdaşları arasında araması olduğunu
sezecektir.
J.J. Rousseau. “İnsanlar Arasına Eşitsizliğin Kaynağı.” Çev. Rasih
Nuri İleri, Say Yay., İstanbul 1995, s.175
“İnsan gözdür, öte yanı deriden, etten başka bir şey değil. Gözü
neyi görürse, değeri o kadardır insanın.
Mevlana, Mesnevi, cilt6/810, çev. Veled Ç. İzbudak, M.E.B. Yay.,
Ankara 1991
8.
TÜRKİYE FELSEFE OLİMPİYATI 2004
‘‘Tüm uluslar gibi
bireyler de kendilerinin uygarlık dedikleri şeyi gerçek uygarlık saymaya
ne denli yatkınlar: öğrenimini bitirmek, tırnaklarını temiz tutmak,
terziye, berbere gitmek, yurtdışına çıkıp gezmek; böylece tamamlanmış
oluyor en uygar insan. Uluslara gelince; olabildiğince çok demir yolu,
akademi, sanayi kuruluşları, savaş gemileri, kaleler, gazeteler,
kitaplar, partiler, parlamentolar, böylece tamamlanmış oluyor en uygar
ulus da. Bu nedenle, uluslar gibi yeter sayıda birey de uygarlıkla
ilgileniyor, ama gerçek aydınlanmayla ilgilenmiyor. Bunlardan birincisi
kolaydır, onaylanan bir şeydir. İkincisiyse büyük çabalar gerektirir, bu
nedenle de büyük çoğunluk tarafından her zaman nefret ve düşmanlıkla
karşılanır; çünkü uygarlığın aldatmacasını açığa çıkarır.’’
Tolstoy- İlkesiz Yaşam
Bilginin her çağda artması
olgusundan kalkarak, insanlığın da her çağda ileri gittiği
sonucunu çıkarmak doğru mudur?
Uluğ
Nutku
"Adalet,
her kişiye borçlu olunanı vermektir.”
Platon, Devlet, 335e
7. TÜRKİYE FELSEFE OLİMPİYATI
(9 MART 2003)
1- "Şiddet
araçlarının teknik gelişimi artık öyle bir noktaya geldi ki, hiçbir
siyasal amaç, insan aklının sınırları içinde, bu araçların yıkıcı
potansiyeline denk değildir; ne de silahlı çatışmalarda bu araçların
fiilen kullanımını haklı kılabilir."
Hannah Arent, Şiddet
Üzerine, çev. Bülent Peker, İletişim Y. s.9
2- "Dünyayı esirgemek
için aramızdaki barışa ve kendimizi esirgemek için de dünya
ile barışa karar vermek zorundayız."
Michel Serres,
Doğayla Sözleşme, çev. Turhan Ilgaz, YKY, s.37
3- "Başkalarının
düşüncelerini kavramanın, anlamanın yolu da ortak kavramlara sahip
olmaktan geçer."
Betül Çotuksöken,
Felsefi Söylem Nedir? Kabalacı Y. s.47
6. TÜRKİYE FELSEFE OLİMPİYATI
(3 MART 2002)
1- "Uygarlığın ilk
koşulu
adalettir."
S. Freud, Uygarlık
ve Hoşnutsuzlukları
Çev: Selçuk Budak, Öteki Yay. Ankara, 1999, s.281
2-"Eğer bir halkın bu
korkunç çağı sağ salim atlatabilmesi isteniyorsa, alınacak
önlemlerden bir tanesi şudur : halkın içinde yeterli sayıda kişinin,
üstünde konuşulan, tartışılan, uğruna savaşılan ve insanların
boğazlanmasına yolaçan bazı fikirlerin ipe sapa gelmez ve son derece
havada kalan şeyler olduğunu anlamasını sağlamaktır."
Ortega y Gasset,
İnsan ve Herkes
Çev: Neyire Gül Işık, Metis Yay. İst. 1995, s.46
3-"Bilimde olduğu
gibi ahlakta da
icat ve keşif birbiri ardından gelir ve birbirinin içine
girer. Her ahlaki yenilik önce bir icat, sonra bir keşiftir."
Hilmi Ziya Ülken,
Ahlak
Ülken Yay. İst. 2001, s.193
BEŞİNCİ TÜRKİYE
FELSEFE OLİMPİYATI (25 ŞUBAT 2001)
Türkiye
Felsefe Kurumu Çocuklar İçin Felsefe Birimi tarafından
düzenlenen Uluslararası Felsefe Olimpiadı'n,da öğrencilere verilen
alıntılar şunlardı:
1-
"Sanat, ancak onun yardımıyla, dünyada olup bitenleri görüp
kavramamıza yardımcı olacak bir tür "dünyaya açılan bir pencere",
sihirli bir küredir insanlar için. Bu bakımdan her gerçek sanat
yapıtını anlama bir keşiftir, insanda ve yaşamda bilinmeyenin
keşfedilişidir."
MOİSSEJ KAGAN, Güzellik Bilimi Olarak Esteteik ve Sanat, Altın
Kitaplar, İstanbul, 1982, s.437
2-
"Küreselleşme teorisyenleri, eskisinden daha geniş bir dünyayla
buluşmakta olan insanlar ile eskisinden daha dar bir dünyayla karşı
karşıya kalanlar arasında ortaya çıkmakta olan uçurum üzerinde biraz
düşünseler iyi
olur."
MARTİN STOKES, "Kültür Endüstrileri ve İstanbul'un Küreselleşmesi,
İstanbul, Küresel ile yerel arasında, Metis Yayınları, İstanbul,
1999, s.166
3-
"Felsefe, herhangi bir konunun "istenildiği gibi" açıklanması değil,
belirli sorunların, belirli konuların "temellendirilmiş" çözüm ve
açıklamasıdır." ARDA DENKEL, Bilginin Temelleri, Metis
Yayınları, İstanbul, 1984, s.124
Yarışma
sonuçlarına göre ilk 10 yazı için
tıklayınız
4.ULUSAL FELSEFE
OLİMPİYADI 5 MART 2000
Yarışmada öğrencilere şu alıntılar verildi:
1)"Genel
kültüre sahip olma" denilen illete tutulmuş, ama hayatında
üslup(stil) birliği olmayan bir çağ, felsefeyle ne yapacağını
bilemeyecektir ve hakikatin koruyucu meleği felsefeyi sokaklarda,
çarşıda-pazarda herkese duyursa bile, böyle bir çağda felsefe, daha
çok, yalnız gezenin bilgince monoıloğu, kişinin bir raslantı sonucu
eline geçen bir ganimet, ya da akademik ihtiyarlar ile çocuklar
arasında tehlikesiz bir gevezelik olarak kalır." Friedrich Nietzsche
(Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe)
2)
"Adaletin felsefi teorisini anlamak ahlaksal bir ödevdir, çünkü onu
yanlış anlamanın ölüme yol açan sonuçları olabilir." Jonathan
Westpal
3)
"Özgür kişi, her gün yaşareken, yapabildiği kadar çok, doğru
değerlendirmelere dayanarak ve insanın değeri ile değerlerin
bilgisini de hesaba katarak eylemde bulunan kişidir." İoanna
Kuçuradi (Çağın Olayları Arasında)
3. TÜRKİYE FELSEFE
OLİMPİYADI KONULARI
1)
"İnsan için ne bildiği şey üzerinde araştırmada bulunmak mümkündür,
ne bilmediği şey üzerinde. Bilinen şey üzerinde araştırma
lüzumsuzdur, çünkü zaten bilinir. Bilinmeyen şeye gelince, ne
araştırılacağı bilinmediği için araştırma başlayamaz." Platon
(Menon)
2) Bir
insan düşünürken sözcüklere dikkat etmelidir; çünkü sözcükler, sahip
olduklarını düşündüğümüz anlamlarının yanı sıra, onları kullananın
kişiliğini, eğilimlerini ve ilgilerini de gösterirler. Erdemlerin ve
kötülüklerin adları işte böyledir: Birinin bilgelik dediğine
başka biri korkaklık; birinin vahşet dediğine başka
biri adalet; birinin savurganlık
dediğine başka biri eli açıklık; birinin
ağırbaşlılık
dediğine başka biri budalalık diyebilir." Hobbes (Leviathan)
3)
"İlkel toplulukların saygı gösterdiği "başkası" sadece kendi
soyu sopu, uluslar için de sadece kendi ulusudur. Ancak bütün
bunların üstüne çıkabilen az sayıda filozof kişiler için "başkası"
bütün insanlardır. Bedia Akarsu (Ahlak Öğretileri)