MARCEL
PROUST
Kayıp
Zamanın İzinde (YK Yay. Çev. Roza Hakmen) adlı roman dizisinden seçtiklerimiz.
- Her
hareketimiz,her sözümüz, her tavrımızla, onu doğrudan görmemeiş,
duymamış olan insanlar arasında, geçirgenliği sonsuz değişken olan ve
bizim tarafımızdan bilinmeyen bir ortam bulunur.
-
- İyi
bir erkekle kötü bir kadın arasındaki, taraflardan birinin yüzde yüz
haklı olduğu kavgalarda bile, kötü kadının bir konuda haksız olmadığı
izlenimini uyandırabilecek ufacık bir şey vardır her zaman.
-
- ...en
karmaşık toplumların bağrında görülen büyüleyici bir doğa yasası
gereği, insan sevdiğiyle ilgili tam bir cehalet içinde yaşar.
-
- Aslında
yalnız yaşamadığımızı, başka bir aleme ait, aramızda uçurumlar
bulunan, bizi tanımayan ve bizi anlaması imkansız bir varlığa
zincirlerle bağlı olduğumuzu, hastalandığımızda
farkederiz; bu varlık, bedenimizdir.
-
- Ne
var ki fikirler içimizde bir değişim geçirirler; başlangıçta karşılarına
çıkardığımız direnişi kırarlar ve onlar için var olduğunu bilmediğimiz,
hazır zihinsel hazinelerle beslenirler.
-
- Hekimler
ilaçlarla iyileştirdikleri her hastalık için (en azından bunun arasıra
gerçekleştiği ileri sürülüyor), sağlam olan insanlarda on hastalık
ortaya çıkarıyorlar; kendilerine bütün mikroplardan bin kat daha etkili
olan bir hastalık etkenini, hasta oldukları fikrini aşılayarak.
-
- Yorgunluk
önyargıya dayalı bir düşüncenin organik uygulamasıdır.
-
- Her
insan yalnızdır gerçekten.
-
- Bir
yazarın eserinin tam olarak anlaşılıp muzaffer olması, hemen her zaman,
henüz tanınmamış başka bir yazarın, güç beğenir birkaç zihinde,
hakimiyetini tamamlamakta olan akımın yerine yeni bir akım koymaya başlamasından
sonra gerçekleşir.
-
- Aptallar,
toplumsal olayların büyük boyutlarının, insan ruhuna derinlemesine nüfuz
edebilmek için mükemmel bir fırsat sağladığını zannederler; oysa
aksine, bu olayları kavramanın, ancak bir kişiliğin dertinliklerine
inerek mümkün olacağını anlamaları gerekir.
-
- Kadınların
hayatında, her şey, en büyük üzüntü bile, bir prova meselesine dönüşür.
-
- Hayatımızda
önemli bir rol oynamış kadınların, birdenbire ve kesin olarak hayatımızdan
çıktığı enderdir. Temelli hayatımızdan çıkmadan önce, arasıra
hayatımıza tekrar girerler (o kadar ki bazıları bunu yeni bir aşk başlangıcı
zannederler).
-
- Elbette
ki, insanın, hayatını, posta pulları, eski enfiye kutuları, hatta
tablolar ve heykeller yerine, kadınlar uğruna feda etmesi, daha mantıklıdır.
-
- Bir
kadınla sürekli birlikte yaşamaya başlayın, onu savmenize yolaçan şeylerin
hiçbirini göremez olursunuz; şüphesiz, birbirinden ayrılan bu iki
unsuru, kıskançlık tekrar birleştirir.
(sürecek...)